Sunday, June 10, 2012

Sakin bir pazar gününün ardından...


Dün Sedenle birlikte Zamane Kahvesi'nde beş çayındaydık...Ankara'lı blogçularla çok hoş, samimi bir buluşmadaydık.. Çoğunluğu gençler oluşturuyordu ve gurur duydum hepsiyle..Fotoğrafçısı, yemekçisi, modacısı...Kendilerini öyle güzel anlattılar ki, bir daha anlatsalar bir daha dinlerdim herhalde...

Bu güzel organizasyon için, zarif evsahibemiz Zeynep'e bir kere daha kocaman teşekkürler...



Benim bu sene çok tatlı bir öğrencim oldu... 
Sevgili Gülay Torun hanım...
Gerçi bütün öğrencilerimiz çok özel ...
Keşke hepsini tek tek sizlerle tanıştırabilsem...

Gülay hanım, Şubat ayında bir gün kapıdan tüm eşyaları ile girdi.. Önceleri biraz zor karar veren biri gibi gözüktü gözüme ama bu gibi şeyler beni daha da işime teşvik ettiği için birlikte çok güzel eserler çıkarmaya başladık...Günler geçtikçe Gülay hanım gözümde sadece bir öğrenci olmaktan çıktı... O kadar dolu, derin, bilgili, anlayışlı, ince esprili, negatiften hemen uzaklaşan, dert paylaşan, siz hangi yaştaysanız ona göre davranan, yaratıcı, çok akıllı, çok arkadaş bir anne, maviye düşkün, çok güzel bir hanım...

İşte böyle...Sizden birkaç ürünü koymadan evvel,  içimden size biraz iltifatlar yağdırasım geldi Gülay hanımcığım...

Diğer tüm öğrencilerim gibi iyi ki varsınız canım Gülay hanımım....





Bu hafta atölyemizin çok önemli bir misafiri vardı... Yandaki hediyelik eşyacının kangal kırması köpeği Paşa... Nasılsa balkondan kaçmış ve ben onu caddenin ortasında buldum...Eeee sahipleri dükkanı kapatıp gitmiş, kimse yok, mecburen atölyeye kapattım..Ertesi sabah, geldiğimizde bizim atölye tam filmlikti...Soğanları, sarımsakları bulmuş, onları bir güzel ortalığa dağıtmış, mutfak örtülerini çekmiş, herbirşeyler yerlerde, palto asacağımızı devirmiş, düşmüş, kırılmış... Hemen tabi Seden'le Nalan'la giriştik temizliğe... Öğrenciler gelmeye başlayınca bir baktık ki, Paşa onlarla pek bir mutlu.. Anlayacağınız Paşa'nın ikinci bir adresi oluverdik...








Çok sevgili öğrencilerimin eserlerinden bazıları eşliğinde çooook huzurlu bir hafta diliyorum....











Saturday, June 9, 2012

Bir haftasonu daha...


Sevgili Arkadaşlarım,
Sizlere öğrencim Halime hanımın yaptığı sevimli mi sevimli raf ile merhaba demek istedim...

  Nasılsınız, umarım herkesin her işi yolundadır..

Siz sevgili takipçilerim...
Konuştuğumuzda hep yakınmalarınız şöyle oluyor... "Ece hanım, hergün sabah blogunuzu açıyorum, yeni bir şey görmeyince de çok hayal kırıklığı yaşıyorum" Çok haklısınız..Her sabah birşeyler eklemek üzere planlar yapıyorum ama gün sonunda,  değil bloga yazı yazmak, bilgisayarı açmaya bile bazen halim kalmayabiliyor...

Bu aralar bir de yeni oyuncağıma bir sardırdım ki...Biliyorsunuz yeni bir blogum var.

eceinwonderland.tumblr.com ...

Bilgisayarda oyun müptelaları gibi, eve gelirgelmez hemen "tumblr" dünyasında gezinmeye başlıyorum ve inanın saati,mekanı unutuveriyorum...Resimlerin hepsi birbirinden güzel... Bu güzellikleri nasıl değerlendirelim derken geceyarısı oluveriyor... Unutmayın oraya kullanabileceğiniz resimleri de yüklemeye çalışıyorum...

Bir yandan İspanya gezisinin son hazırlıkları,
bir yandan yaz dolayısı ile azalsa bile devam eden dersler,
bir yandan çok yoğun olan siparişler,
atölyede tadilat,
Kosgeb ve diğer ciddi projeler,
franchisingler,
başka şehirlerden hızlı eğitime gelen çok sevgili öğrencilerimiz,
öğrencilerimizin ciddi fikirlerini değerlendirmek için özel akşam yemekleri!!! ( çok ciddi şeyler konuşuluyor bir bilseniz),
komşu mağazaların kaçan köpeklerini yakalayıp atölyemizde gecelik konaklama hizmetleri,

...Daha neler neler...Amma çok şey yapılıyormuş gerçekten...

Biliyorsunuz, blogu ilk kurma hedefim, ahşap boyamanın istenirse, doğru malzemelerle çok güzel, kaliteli, asil, evimize uygun da yapılabileceği idi... Bunun için geçen zaman içinde , her yaptığımı, nasıl yapıldıklarını en ince detayına kadar sizlerle paylaştım, gece yarılarına kadar resimler araştırdım, Türkiye'de henüz hiç bilinmeyen,  ahşap boyama sektöründe yepyeni teknikleri hergün kullanılır hale getirdim... Şimdi nereye baksam kendimce gurur duyuyorum, yüzüme gülümseme yayılıyor, herkes öyle güzel yapıyor ki, öyle zevkli boyuyor ki, sağolsunlar özellikle facebooktan benimle de paylaşıyorlar... Eskiden beri boyayanlar ya da daha yeni yeni bu işe gönül verenler benim için aynılar, ayırt etmeksizin herkesin yaptığını çok beğeniyorum ve ne yalan söyleyeyim, koltuklarım kabarıyor... Bilmenizi isterim Ece Aymer Craft House ailesi olarak aklınıza takılan herşey için rahatlıkla bizleri arayıp bilgi alabilirsiniz...
Çayyolu için 0312241 9688
Çankaya için 0312495 4043

Atölyenin hali hiç düzelmeyecek galiba...O kadar çok ürün geliyor ve gidiyor ki, anlayacağınız hep aşağıdaki vaziyetteyiz....


Atölyedeki tüm çalışan arkadaşlarım bıkmadan yorulmadan her geleni karşılıyor, her soruya cevap veriyor, işlerini güçlerini bırakıp deli gibi fotokopi çekiyorlar, yüzlerinden gülücük eksik olmuyor, kalp dağıtmaya devam ediyorlar...

Arada çılgınlıklara tabi ki devam...
Aaaa Ayşen kirazları kulaklarına takmış!! Bu arada kirazlar da Türkan hanımın bahçesinden taze taze geliverdi!!

Bu 3'lünün- Sema, Füsun ve Seden- ben zaten hızına, enerjisine, neşesine yetişemiyorum artık.... Yine ne yapöışlar kimbilir??


Gerçekten bu MDF ürün işine üzüleyim mi, güleyim mi bilemedim...Daha evvel hiç bilmediğim atölyelerden bile benim yıllar, yıllar evvel çizdiğim MDF tasarımlarım karşıma çıkıyor, hele ki beni tanımıyorsa özel tasarım diye bir de bana objesini anlatıyor ve işin daha da komiği benim atölyemde satılandan çok daha pahalıya satılıyor... Neyse burası Türkiye deyip geçiyoruz...Bakalım nereye varacak bu işin sonu? Hep söylediğim gibi ben de bu beyin ve yaratıcılık aşkı olduktan sonra, daha yüzlerce fikir var kafamda... Hiç olmazsa, ustaların aralarında gönlümü alanlar da var...Daha evvel hiç tanışmadığım bir ustanın atölyesine inipte kendi objelerimi görüpte ağzım açık kalınca... "Ahh demek meşhur Ece hanım sizsiniz... Allah size sağlık versin, ne olur siz daha çok çizmeye devam edin...biraz daha ürün yaratın, sayenizde bu piyasa canlandı, hepimiz eve ekmek götürüyoruz, Allah razı olsun sizden.." Yani....Vallahi.....güleyim mi, ağlayayım mı bu durumlara..

Gelelim havadislere....
Bugün Seden yani nam-ı diğer, tarchıntasarım ve Dolunay'la, yani nam-ı diğer ahousefulofhappiness sevgili Zeynep'in (zeynepinevi.com) daveti üzerine tüm Ankara'lı blogçu arkadaşlarla Zamane Kahvesi'nde beş çayına gidiyoruz... Çok çok hoş geçeceğine eminim..

Bugünün 2.etkinliği ise Çankaya Ece Aymer Craft House ailesi Bilkent'te piknikteler... Orada cici eserlerini hem satışa sunacaklar hem de yeni dönem için bol bol broşür dağıtıp, tanıtım yapacaklar...


Biliyorum sabırsızlıkla bu hafta atölyede yapılanları bekliyorsunuz..O halde buyrun resimlere...
Ama aşağıdaki örnekten bahsetmeden geçemeyeceğim. Hani kız bebek elbiselerinden kapı süsü yapıyoruz ya...




Şimdi siz bir de erkek odası kapı süsümüzü görün.....
 Tam yemelik oldu... Hepimiz bir sevdik bir sevdik ki...

Bir de benim meşhur muskalar var... Çeşitlenerek, artarak gidiyor..Haydi hayırlısı...






Eski kahverengi zigon ne hale geldi bakar mısınız? Ellerinize sağlık Selma hanımcım...



















Merih hanımcığımın güzel pembe dikiş kutusu eşliğinde sizleri kocaman öpüyorum...



Wednesday, June 6, 2012

Yeni Oyuncağım!!

Biliyorsunuz resim hastasıyım...Yıllardır bu böyle...Hep size bahsettiğim gibi ilkokuldan beri kartpostal biriktirirmişim.... Bazı resimleri hayranlıkla izliyorum..:Eğer bir ressam çizmişse nasıl bir yetenektir bu diye uzun uzun resmi inceliyorum, eğer bu bir fotoğrafsa, fotoğrafı çeken kişi nasıl bir ruh hali ile çekmiş anlamaya çalışıyorum... Yüzlerce resmim var bilgisayarımda.. Ara ara sizlerle paylaşıyorum onları...

Bu aralar fotoğraflara merak sarmış durumdayım..Ne yapsam da kullansam bu güzel resimleri derken duvar panoları üretmek geldi aklıma..İlkini facebook'tan sizlerle paylaşmıştım...Ama bakar mısınız? Zaten fotoğraflar muhteşem..Bir de uygun tasarımda kullanılınca, resimler daha da güzelleşmemiş mi?


Bu enfes resimleri sizlerle paylaşmanın yollarını ararken yeni bir blog türü keşfettim.. tumblr.com.....
Aman nasıl kullanıldığını hiç sormayın, yaklaşık 1 aydır uğraşıyorum, bu yoğunlukta, bu karışıklıkta nasıl resim yükleyebildiğime ve sizlerle paylaşılabilecek hale getirdiğime ben bile inanamıyorum.. O kadar zor ki kullanımı...Ama biliyor musunuz, bu gece müzik listesi bile eklemeyi başardım sizler için...

Eminim bundan sonra çok sıkı takip ettiğiniz bir adres olacak " Ece in Wonderland"...

Açık adresim http://eceinwonderland.tumblr.com/

İşte buyrun size, kullanılmak üzere bol bol resim... Her gün, her saat yeni resim ve yeni müzik yüklüyor olacağım... Yorumlarınızı buraya bekliyorum..

Kocamannnn öptüm...

Wednesday, May 30, 2012

İspanya Yolcularına Son Çağrı...




Hala "gideyim mi, nasıl gideyim, çocukları nasıl ayarlasam, ama o tarihte misafirler geliyor, kocama tekrar bir danışayım..." gibi bahanelerin etrafında dönenlere son çağrı..

THY Madrid seferi yola çıkmak üzere...

Artık uçakta hangi şarkıları söyleyeceğiz onları konuşuyoruz, haberiniz ola... Bu arada, Madrid'de bize tahsis edilen otobüsün önüne devvv gibi "Ece Aymer Craft House, Turkey" bez afişi hazırlanıyor....
 Diğer konuşmalar şöyle...
"İyice kokoş olalım, Kulağımızın arkasına kırmızı gül takıp, öyle mi gezelim? (İspanya'ya gidiyoruz ya)"

Seden'in volanlı bir İspanyol eteği varmış, onu giyecekmiş gezi boyu:))

Ben kendime bol şıngırtılı, 80'li yıllarının kocaman  küpelerini arıyorum, kulaklarım uzayınca çıkarırım artık..

Arada "Biscolata Carlos'u da görürüz değil mi? " diyenler de oluyor, duymamazlıktan geliyoruz ama kahkahayı da basıyoruz...

Yolcularımızdan biri Suzan Hallik, eski öğrencimiz...Telefonda konuşuyoruz, otobüsle mi Ankara, İstanbul arasını halletsek diye...Gezi İstanbul çıkışlı ya...
"Yok yok uyuyamayız otobüste, ertesi gün de bütün gün Madrid'de gezideyiz, nasıl uyusak?" Ben diyorum ki.. "Otobüste, herkese uyku getiren antistaminik dağıtalım, olmadı birer Tequila shot yaparız!!!!!
Diğer arkadaşlardan biri sevgili etamin kraliçemiz Dolunay... Onun İspanya esprileri kırıp geçiriyor zaten.. Geziye gelenler en çok Dolunay'la tanışma fırsatı bulabildiklerine sevinecekler gibi geliyor bana...

 Yani anlayacağınız iyice havaya girmiş vaziyetteyiz..

Yaaa gerçekten çok eğleneceğiz galiba... O kadar heyecanlanıyorum ki...

Neyse şaka bir yana, Bütün bunların gerçeğe dönüşmesi için, paralarımızı İstanbul Özgüç beyle konuşup aşağıdaki hesap numaralarından birine yatırmış olmamız gerekiyor.


Kredi kartlarıyla yapılacak ödemeler İstanbul dışından ancak mail order yoluyla yapılabilmektedir.
Bunun için ödemenin yapılacağı gün tarafımdan (Özgüç Özgümüş) günlük kur almanız gerekmektedir. Misafirlerinizin geçerli kredi kartlarına taksit yapılabilinir. Tek çekim ve taksitli çekim kur miktarları değişmektedir. Bu gezi bir paket program olduğundan milleriniz kullanılamamaktadır. Kredi kartı formu ekte bilginize sunulmuştur.

İstenirse banka havalesi yoluyla da ödeme yapabilirler. Banka hesap bilgileri aşağıda bilginize sunulmuştur.

FLY EKSPRES CHARTER MARKETİNG TURİZM TİCARET LTD ŞTİ
CUMHURİYET CADDESİ NO: 125 HARBİYE - ŞİŞLİ / İSTANBUL TEL: + 90 212 230 07 07 FAX: + 90 234 30 10
Bankası
Şubesi
Cinsi
Hesap No
İban No
YAPI KREDİ BANKASI
Harbiye ( 0931 )
TL
611 84 834
TR19 0006 7010 0000 0061 1848 34
YAPI KREDİ BANKASI
Harbiye ( 0931 )
EURO
611 84 850
TR72 0006 7010 0000 0061 1848 50
YAPI KREDİ BANKASI
Harbiye ( 0931 )
USD
611 86 154
TR75 0006 7010 0000 0061 1861 54

Bankası
Şubesi
Cinsi
Hesap No
İban No
GARANTİ BANKASI
Harbiye ( 078 )
TL
6299868
TR61 0006 2000 0780 0006 2998 68
GARANTİ BANKASI
Harbiye ( 078 )
EURO
9099448
TR09 0006 2000 0780 0009 0994 48
GARANTİ BANKASI
Harbiye ( 078 )
USD
9099452
TR95 0006 2000 0780 0009 0994 52



Vizeleriniz için de artık başvurmuş olmanız gerekiyor...

İstanbul ve civarı için Özgüç beye evrakları gönderebiliyorsunuz..

Fly Express: 0212 230 0707

1) Özgüç Özgümüş: dahili 121 (Genel tüm sorularınız için)



Ankara ve çevresinin de aşağıdaki beyefendi ile irtibat kurması gerekiyor...

4) Ankara vize sorumlusu (Ankara Konsolosluğu kesinlikle şahsi başvuru kabul etmektedir.):

Zafer Yılma AKBABA   Sümer 1 sk. Moda çrş. B blok K:2 No: 7/ 67 Kızılay / ANKARA
Tel :+90  312 419 58 | bransturizm@hotmail.com





Thursday, May 17, 2012

Hazır mısınız Bursa?

İstanbul'dan sonra,  Bursa Ece Aymer Craft House sözleşmesi de imzalandı... Aylardır Bursa'dan gelen "Ece hanım, Bursa'ya da bir el atsanız, Bursa'da sizin tarzınızda nereye gidelim?" diye soranlara " pek yakında sizlerle olacağım" dememek için zor tutmuştum kendimi... En nihayet sevgili Nagehan herşeyini ayarladı, Kükürtlü de yerini bile tuttu ve koşa koşa Ankara'ya gelip "Ece hanım, ben de Ece Aymer Craft House Ailesi'ne katılmaya hazırım" dedi... Sırada 2 güzel şehir daha var, haberiniz ola!!!
İşte, Nagehan'la  o an...


Tabi ki imza sonrası tüm ekip yemekte birlikteydik...Ankara, İstanbul veee Bursa...


Atölyede hummalı ve ciddi çalışmalara devam...
Sedenciğim, senle ben gerçekten pek bir ciddiyiz, bakar mısın?



Ama Buket kadar ciddi olamaz!!! Nasıl böyle suratsız olabilmişiz? (Çirkinmişiz diyeceğim de dilim varmadı!!)
Gördüğünüz üzere sizler için araştırma yaparken bir bilgisayar yetmiyor artık!!

 


BU ciddi çalışmaların doğrultusunda bu hafta ortaya çıkanlar....

















KISA KISA.......

Bizim Fatoş diye dünya tatlısı bir öğrencimiz var, her seferinde ona  sarılasınız geliyor... Kendi gibi asil, anlamlı, manası olan, uyumlu, huzurlu şeyler üretiyor... En son eseri dikiş kutusu....
 



Bu tatlı Fatoş var ya... Bildiğimiz balkabağını delip kurutmuş, öyle güzel olmuş ki...Herkese tavsiye ederim... Bir güzel boyuyoruz bizde koca kabağı...
 


Geçtiğimiz cumartesi bizim atölye müze gibiydi.. Kaç kişinin girip çıktığını hatırlayamıyorum artık..Yakında kapıda gezme fişi keseceğim zaten... Kalabalıktan, yoğunluktan fotoğraf çekmeyi unutmuşuz yine...

Objektifimize takılanlar..
Adana'dan Neslihan... Nestug deyince hemen tanıyacaksınız... Blog sayfamı yıllardır takip eden, her zaman destekleyen sevgili Neslihan'a huzurunuzda bir kere daha bütün güzel yorumları için çok teşekkür ediyorum...

Sevgili Karabüklü ziyaretçilerimiz...Sadece bizim için taaa Karabük'ten geldiler, alışverişlerini yapıp döndüler... Eh, bir dahaki sefere bir otobüs dolusu bekliyoruz....

Bir de resim çekmeyi unuttuğumuz çok tatlı Seval hanım var... Onu http://www.facebook.com/masaldukkani adresinden takip edebilirsiniz.. Neyseki İspanya gezimizde bir sürü birlikte fotoğrafımız olacak...



Bu hafta Türkan hanımla bayağı mesai yaptık!!!
Türkan hanım bu tahtayı evde bulmuş... İşe yaramayan bu uzun tahta bakın bizim atölyede ne hallere girdi...
 
Üstünde yok, yok.... Mum eskitme, stensil, yazı baskı, hamur kabartma.....

 İşte sonuç....



Hale'nin cafesinin kocama masaları...Ayşen ve Buket az mı uğraştılar koca masalarla...






Seden hocamız bir tane... Güya aynı yerde dersteyiz ama yan masada öğrencileri ile neler yaratıveriyor, şaşakalıyorum... Çaktırmadan Pınar'la kendi stensillerini yapıvermişler...


 Bu şirin kanaviçeyi Seden evde işleyivermiş... Vallahi yine göz kaş arasında, ders devam ederken çerçevesini de hazırlayıvermiş!!! Bayıldım, bayıldım....




Çoook eski müşterim Fatoş hanım..Evinde bizim yaptığımız ne cicilerimiz var ne cicilerimiz...Yine eline bir ayna, bir de Persan'ın perde kartelasını kapmış, atölyeye geldi... "Ece hanım, bu Çeşme'deki evin bir odasının perdesi... Eminim siz bu Zara Home'dan aldığım aynayı bu perdeye uydurursunuz..." Ben de aldım elime fırçayı, ilk aklıma gelen şekilde degrade boyadım, Fatoş hanıma bir gösteri yapıverdim, çok beğendi...Kalanını da Buket enfes tamamladı...
 

 İşte herşeye sebep olan perde...
 İşte beyaz ayna.....

Önce birşey bulamadığımız, sonra aniden şekillenip bu seferde hayran kaldığımız Ece'nin kapı gazeteliği...




Merve'nin meşhur "cupcake" leri....





HAFTANIN OBJELERİ...

 Süeda'nın muhteşem panosu.... Gidiyorum geliyorum duvarımızda asılı bu enfes panodan gözümü alamıyorum... Bekle İstanbul, çok başarılı, yaratıcı, düzenli, titiz bir eğitmen geliyor....


 


Merve bana kızacak ama ne yapayım bu kuşevine bayıldım...Merve'nin annesi Hatice hanım'ın Kuşevi...
 Veeee transfer tamamlama ile yaptığımız Özge'nin sandığı...



Siz benim klasik duamı biliyor muydunuz?


Yarın İspanya gezimizin son detayları ile birlikte sizlerle olacağım...