Sunday, November 3, 2013

Mutlu Yüzler, Mutlu Anlar Atölyesi....


Size yazı yazmak için resimlere bakarken, birşey fark ettim...

Ne kadar mutlu bir atölye burası... İçinde olmasaydım...Uzaktan atölyeye baksaydım...Herhalde çok içinde olmak isterdim...

Öğrencilerimiz de...bence...bizim havamızı teneffüs edince...aynı gülen yüzlerden oluyor....

Anlayacağınız....ÇOK MUTLU.....ve......KOMİK .....bir atölye burası....
 

 



















Eeeee...Atölyeye girer girmez dertler unutulup, herşeye olumlu bakılmaya başlanınca, yaratılan objeler de , yüzlerimizde bir tebessüm oluşturacak şekilde, mükemmel oluyor....








 













  










Sizler de bu atölyedeki mutlu yüzlerden biri olmak ve yaratıcılığınızın keşfedilmesini istiyorsanız
0(312) 241 9688'i arayarak Nalan hanımdan eğitimler hakkında detaylı bilgi alınız...







Wednesday, October 9, 2013

Mavi, Yeşil, Mor, Sarı ve Beyaz'ın Uyumu...

Bazen hiçbir şey aklıma gelmiyor.. Bir türlü, o objeyi nasıl güzelleştiririz keşfedemiyorum...

Derste öğrencime diyorum ki "Ehhh sen, bir başla, ben onu kafamda şekillendirip sana söyleyeceğim.."


9 ya da  10 senedir benden hiç ayrılmayan, dünya tatlısı, gözünüz kapalı kendinizi teslim edebileceğiniz, sıradışı, çılgın, uçuk ama arkadaşlığında, son derece güven veren bir gelenekselliğin olduğu bir öğrencim var. Filiz Molyer...

Filiz, " Bu kutuyu boyayacağım Ece, dikiş kutusu olmasını istiyorum,  haydi söyle ne yapayım.."diye geldi derse..
Şimdi Filiz eski öğrencim ya...Değişik bir fikir vermem lazım... Ama bir türlü bilemedim...
"Sen o kutuyu hele bir beyaz boyamaya başla, ben yetişeceğim sana..."
Filiz boyarken, kafamda şekillenmeye başladı...
"Eeee haydi....İki yanına Debbie Mumm'ın resimlerinden, iki şeker kadın koyalım."
"Olur, sen ne dersen o olur zaten Ece.."
Başladık kutunun kenarları için kağıt kesmeye..
" Kızlar...Hani minicik suluklar almıştım ben bir zamanlar, nerede onlar bilen var mı?"
Nalan yetişti imdadımıza...
" Nalaaaannn...Ne olursun, yine sen bulursun...Hani bizim bahçedeki saksı bebeğinden düşen, kötü bir karatahta vardı ya...O nerede?"
"Filizciğim, şimdi sen şu şiş kebap çubuklarını bir kahverengiye boya, çit yapacağız onlardan.. Hah...Şu karatahtanın kenarını da mor boya..."
Filiz: "???????"


Kutunun kenarlarını süslerken,  bu sefer ön tarafa yapabileceklerimizi hayal ettim.
" Filiz?... Her kutuya farklı birşey yapsak, razı mısın?"
"Hiç hayır dedim mi ben sana...Sen ne dersen o olur Ece..."
"Şu parçayı mavi, şu parçayı yeşil, şu parçayı mor, şu parçayı da sarı boya.."
" Eceee? Eminsin değil mi? Bütün bu renkler birarada güzel olacak mı?????"
" Aaaa ben hiç çirkin yaptırır mıyım sana? Gözümde bitmiş hali canlandı bile.. Eeeennn  güzel dikiş kutusu seninki olacak."
" :))"
Bir çekmecesine arılar kondurduk.. Öbürüne kuş evi, öbürüne makas,iğne yapıştırdık,  öbürüne tamamen minik çiçekli stensil yaptırdım Filiz'e, öbürüne ekose çalıştırttım bantlayarak...

Veeee.
Yaklaşık 2.5 dersin sonunda...Bu şahane kutu çıktı ortayaaaaa...
Güle güle, en mutlu günlerinde kullan Filizciğim....











Tuesday, October 8, 2013

Yıllar içindeki medya maceralarım... Yarın, 9 Ekim 2013'de TRT1'deyim.

Yıl 2002...
İlk defa TRT1'de bir oturuma davet edildik... Sunucu Şebnem Yiğit... Çok heyecanlanmıştım.. Neler yaptığımızı, yapacağımızı hızlı hızlı anlattığımı hatırlıyorum sadece.. Bir de Şebnem hanımı çok sevdiğimi hatırlıyorum.

Sonra KanalB, uzun süre, her hafta, atölyede çekim yaptı.. Maalesef hiç birini kaydetmemişiz. Yaklaşık bir sene devam ettik.

Kısa bir aradan sonra, kanalB, bu sefer de sabah yayınlarında canlı yayına çağırdı. Ben de kabul edince, KanalB'yle birlikte çok güzel bir yolculuğa çıktık.. 3 yıl, değişen  saatlerde, program ismi değişse de, ben haftada bir kere, boyama öğretmeye devam ettim.

Yıl 2004...
Country Homes dergisi, bana ait bir sayfa Ayırmak istediğini söyledi.. Atladım hemen... O zamanlar, country Homes dergisinde, İstanbul'daki "Studion Home"un sahibi Füsun Okyaylı'yı  takip ettiğim için, bu teklif beni çok onore etmişti.. Hayran olduğum Füsun Okyaylı gibi, benim de bir sayfam olacaktı.. Bir süreliğine de onlarla çalışmaya devam ettim...

Bir gün, Evim dergisine yazmaya ve kendimizi tanıtmaya karar verdim. Yayın yönetmeni Sevda hanım, hemen ertesi gün cevap yazdı, blog sayfamı ve yapılanları çok beğendiğini söyledi.. "İsterseniz birlikte bir şeyler yapalım"dedi ve onlarla da çok uzun ve çok güzel çalışmalarımız oldu.

Bunca yıl içinde, merkezi Ankara'da olduğu için, defalarca TRT 1'e çıktım..

Yarın da, "Eline  Sağlık" programında, tekrar sizlerle olacağım... Ama işin en güzel yanı, yarın ki sunucu... Sunucumuz Şebnem Yiğit olacak. Yani taaaa 2002'de bizi ilk programına davet eden Şebnem Yiğit...

Eski bir dostu göreceğim için çok mutluyum... Siz de, benimle olun, olur mu?


Monday, October 7, 2013

Taa uzaktan ziyaretçiler, hızlandırılmış kurs öğrencilerimiz ve Artabella Gülçin hanım.



Merhaba Arkadaşlar,
Ece Aymer Craft House atölyelerinde,
tüm sezon ,
HIZLANDIRILMIŞ ATÖLYE ÇALIŞMALARI
devam etmektedir.

Ankara Çayyolu atölyemizde, bu yaz ve eylül ayındaki ziyaretçilerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Önce Marmaris'ten İpek geldi.. Kendisi zaten çok şekerdi ama bir de güzelliğini görmeniz lazımdı... Hep gülen gözleri herşeyi anlatıyordu zaten...
Ona, Füsun hocamızı tahsis ettik.. Sıkışık zamana rağmen çok profesyonelce çalışmalarını yaptılar.
Sonra İpek'i gözlerimiz dolu dolu .......Marmaris'e uğurladık...
Sevgili İpek, sana atölyeden kocaman selamlar...




Sonra.....
Tanıdık ve çok sevdiğimiz bir sima, atölyemizdeydi...İstanbul'dan....
Sevgili FULYA KEMENT...
Beni takip edenler, onu İspanya fotoğraflarından hatırlayacaklar...
Sevgili Fulya, bir geldi, pir geldi...
Tam Fulya'nın derslerini yaparken, öyle yüklü siparişler geldi ki, Fulya'yı da alalacele üretim grubuna alıverdik!!
Herşey için çok çok teşekkürler cici kız..... Herşey yolunda değil mi Fulyacığım.. Fulya'nın İstanbul'da çok cici bir atölyesi var. "Küçük Mucizeler Dükkanı"... Facebook'tan kendisine ulaşabilirsiniz.




Sonra....
Denizli'den Tuğçe Çankal geldi...
Tuğçe'yle ilk defa tanışmamıza rağmen, sanki hep bizimle gibiydi.. Yıllardır tanışıyoruz gibiydi.. 
Nasıl akıllı, nasıl güzel..Eminim harika işler yapıyordur ve yapmaya devam edecek..
Ehhh artık bir Denizli gezisi yaparız değil mi kızlar?
Tuğçe'yi çok ÖZLEDİİİKKKK...





Tuğçe, son güne kadar harıl harıl çalıştığı için pek Ankara'yı görme fırsatı olmadı.. Sadece bir gün çarşıya çıkabildi ve dönüşünde de bizi gülmekten yerlere yatırdı...Ne kadar terlik, sandalet varsa onları hediye almıştı..
Tuğçeeee.. Çok alışmıştık sana.. Çok çok öpüyoruz..




Sonra....
Konya'dan...yıllardır birbirimizi görmeden dost olduğumuz, yıllardır beni takip edip, yaptığı muhteşem yorumları ile her zaman beni onore eden 
Saniye Demirler, bizi ziyarete geldi... Veeee bizi çok çok mutlu etti..





Sonra...
Çankırı'dan Ayfer geldi...
Ayfer'ciğim... Çok çok özel bir arkadaş kazandığımızı biliyorum... Bir süreliğine, hafta başı evde, haftasonları Ankara'da... İyiydi böyle.. Lütfen yine gel...
Seni gitmiş saymıyoruz ona göre...




Ders çıkışları da, herkesle en azından bir kahve içmeye zaman ayırmaya çalıştık.. Hatalarımız olduysa lütfen bizleri affedin.. Hepinize kocaman selamlar...




ARTABELLA GÜLÇİN GÖKSU HANIM....

Geçen hafta, öğrencilerimiz dışında, İstanbul'dan çok yararlı iki misafirimiz daha vardı..
Artabella firmasının sahibi Ali bey ve sevgili Gülçin Göksu...
Gülçin hanımla çoook eskilerden tanışıyoruz.. O yüzden, onu tekrar atölyemizde görmek çok hoştu.
Gülçin hanım, aynı sabır ve güleryüzle, saatlerce bize ürünlerini tanıttı.. Bilgisi, yıllardır bu sektörde çalışmanın profesyonelliği ile hepimizin gönlünü kazandı...
Hep dediğim gibi , devekuşu misali, atölyeden pek çıkmadığımız için, piyasada, yeni ne var ne yok, pek bilgimiz olmuyor.. O yüzden, bu gibi ürün tanıtımları o kadar yararlı ki benim için...
Ağzınıza sağlık Gülçin hanım.. Her zaman sizleri misafir etmekten onur duyarız.







Kalın Sağlıcakla...
Yarın, "Yıllar içindeki media maceralarım ve 9 Ekim Çarşamba TRT1'deyim..."