Saturday, September 20, 2014

Gece gece...Kış Hazırlığı....

Saat şu an yarımı geçti.... Gezip gezip gece yarısı eve gelince, şimdi sabaha kadar fasulyeleri konserve yap dur bakalım Ece hanım....

Nereden çıktı şimdi bunlar diyeceksiniz...

Bugün atölyede bir domates muhabbetidir gitti.. Hatta bir ara atölye etkinliği olarak Ayaş'a gezi bile yapmaya karar verip, Ayaş'taki çeşitli organik bahçeler bile arandı!!


Telefonları ve her türlü organizasyonu Nalan yaparken bizler çalışıyoruz tabi ki!!





Neyse en nihayet domatesçiyi atölyenin önüne çağırmaya karar verdik...
 Buyrun bakalım neler oldu sonrasında....






Bütün bunları biz mi satın aldık gerçekten????





Ahhhh. Belli ki sıkılmaya başlamışım... "Nerede kaldı öğleden sonra öğrencileri" düşüncelerine dalmışım ve Nalan'a poz vermeye başlamışım...



Bay bayyyy... Haydi artık sevgili domatesçi beyler... Siz işinize, biz de atölyeye dönsek artık.....



Yukarıda ders başladı.... Aşağıya bir indim... Üretim grubu harıl harıl fasulyeleri yıkıyor, doğruyor, Nalan bir yandan başlamış domatesle birlikte kavurmaya.... Yaaa...Severim sizleri, ne yapayım ben sizin için? Canlarımmmm....


Akşam Sema'yla buluşup, güzel bir yemek ve sohbet sonrası gece yarısı eve 10 kilo fasulye, 10 kilo domates ve bilimum zerzevatla dönünce..... Olacağı bu.... Sabaha kadar yolu var Ece'cim... Yapılacak bu fasulyeler bu gece...



Domatesler yıkandı!!!


Saat 1.00 civarı, domatesler  robotta çekildi!! 


Ama kabaklarımın güzelliğine bakar mısınız?


Veeee .... en nihayet fasulyeler pişmeye başladı...



Hatta, canım Nalan'ımın hazırlayıp soğuttukları torbalandı... Nasıl Nalan...Görevimi yaptım değil mi?
 

Kalın sağlıcakla...














Sunday, August 24, 2014

Uzun Bir Aradan Sonra, Sezon başı.... 10 bilinmeyenli denklem: Ece...

Yazmayı çok seviyorum... Galiba konuşurken içim dışım bir.. Karşımdakinin tepkisine önem veriyorum ve onun tepkisine göre konuşmamı birkaç değişik versiyonda sürdürüyorum...Halbuki yazarken, tam anlatmak istediklerimi, içimden hissettiklerimi tasvir edebiliyorum... Kimse yok karşımda çünkü...
Ama bir kaptırıyoruz günlük işler, çabucak size ulaşabildiğimiz facebook ya da instagram yüklemeleri... Uzun yazılar yerine hemen tek bir resimle size ulaşmaya çalışmalar... Halbuki blog yazmak emek istiyor... Hele biraz da arayı uzatınca.... Offf zor geliyor tekrar başına oturmak...
Ben karar verdim ya yazmaya eskisi gibi... Şimdi bir adaptasyon sürem var... Biraz zaman alacak açılmam...Olsun siz sabırla beklersiniz biliyorum...

Konumuz ne olsun? 
Her sezon başı olduğu gibi, karşımda yine 10 bilinmeyenli bir denklem var sanki...Sezon başı...Dersler başlayacak, atölyede sıkı bir planlama, yenilik var... Mutlak ve mutlak kurumsallaşma var... İki yeni mağaza var bizle çalışmayı bekleyen... Onlara biran evvel cevap vermek lazım...Bodrum'daki otel bitmek üzere... Ya gerçekten dekorasyon için beni isterlerse??? Evde canım oğlum Can var... Bu sene üniversite sınavı onu bekler.... Avrupa Birliği başvurum var... Kabul olursa, herşey tümden değişecek....Bunlara göre bir A, B, C ve D planlarım var mı acaba? Herşey belirsiz, herkes benden bir cevap bekliyor...

Beni çok heyecanlandıran İzmir atölyemiz var denklemin en başında:))
İzmir atölyemiz açılacak pek yakında..
İzmir'in neredeyse en yoğun noterliğinde, yıllarca noter babası ile baş katip olarak çalışan Ayça, ani bir kararla, "ben artık hayalimi gerçekleştirmek istiyorum" diyor ve çok büyük bir cesaret örneği ile, hiç eline boya, fırça almamasına rağmen bana gelip hayallerini paylaşıyor ve "Ece hanım, bana sizin gibi olmak için herşeyi öğretir misiniz?" diyor...
Sırf bu sebeple, Ayça'nın müthiş bir insan olduğuna inanıyorum...Sırf onun hayallerini boşa çıkarmamak için de, O yeterli görene kadar, "artık gelmeyin Ece Abla" diyene kadar, Ayça ile İzmir'i birlikte götürmeye karar veriyorum.
İşte Ayça ve kız kardeşi Sezin'le tanıştıktan ve onların öyküsünü öğrendikten sonra şunları düşünüyorum günlerdir..

Hayatımızı yaşıyor muyuz gerçekten? Yoksa  sadece hayatta kalabilmek için mi mücadele ediyoruz? Seçtiğimiz hayat, yani kalan günlerimizi geçirmek istediğimiz ev, iş, aile, şehir, giysiler bunlar mı? Yani kısacası mutlu muyuz adımlarımızdan, her günümüzden?
Hep sıradışı olmayı düşledim ve istedim... Sıradışı oluyorum sanıyorum..Ama birden, ne kadar sıradan bir yaşamım olduğunu fark ediveriyorum... Çok hayal kurup gerçekleştirmeye çalışırken, ertelenmiş, hatta unutmaya yüz tutmuş hayallerimin yerini sıkı bir yaşam mücadelesinin aldığını  fark ediveriyorum... Önceliklerim değişiyor. Çocuğum için, annem için kısacası sadece sevdiklerim ya da sorumluluk duyduğum her canlı için yaşamaya başladığımı fark ediyorum...
İşte Ayça ve kız kardeşi Sezin gibi insanlar, aniden, adeta beni silkeliyor ve bana, benim de hala sıradışı hayallerim olduğunu hatırlatıveriyor ve onlar başarıyorsa ben de yaparım diye hevesle tekrar tekrar başlıyorum.
Başkalarının hayatını yaşamaktan, başkalarının arzularını yerine getirmeye çalışmaktan yorulduğunuzu hissettiğiniz anda, kendinizi kaybolmuş, çaresiz hissediyorsanız, ne olursunuz benim gibi yapın ve kendinizi dinleyin...
Kim olursak olalım, ne olursak olalım, hepimiz insanız ve insanca duygularımız hep aynı... Farklı olduğumuzu düşünsek de, başarı ya da başarısızlık, mutluluklar, üzüntüler...örneğin aşk.... Dünyanın öbür ucuna da kaçsanız aşkınız, nefretiniz ya da hayalleriniz hiç sizi bırakır mı?
Hayatta başarıyı istiyorsanız ama size kimsenin inanmadığını düşünüyorsanız, başarı için gerekli enerjiyi asla bulamayacaksınız demektir. Oysa hayatta başarılı olmanın ilk şartı, başarısız olmaya dayanacak kadar sağlam sinirlerinizin olmasıdır. İnandığınız şeyleri vazgeçmeden sonuna kadar savunmak ve yapmaktır, bunun sonucunda bazı insanların sizi sevmeyeceğini bilseniz bile... Başarı doğru olduğuna inandığınız şeyi yüksek sesle söyleyebilme hatta haykırabilme cesaretidir.
O yüzden "kelebeğini kovalamayan Ayça" yı çok ama çok takdir ediyorum.

Adam fısıldamış: "Mutsuzum..Tanrım konuş benimle." Bir kuş cıvıldamış yanındaki ağaçta. Adam duymamış..
Adam tekrar bağırmış: "Tanrım, mutsuzum, bana ses ver." Gökyüzünde bir şimşek çakmış. Adam aldırmamış şimşeğe.
Adam etrafına bakınmış üzgün: " Tanrım, ne olur benim de isteklerimi duy, seni görmeme izin ver." Bir yıldız parlamış gökyüzünde.Adam farkına bile varmamış.
Yüksek sesle haykırmış adam: "Tanrım, bir mucize gerekli bana."  Önündeki kurak toprakta açan muhteşem çiçeği görmemiş, ezmiş geçmiş.
"Dokun bana Tanrım, benimle olduğunu, yanımda olduğunu ne olur bir kere göster." 
Bir KELEBEK konmuş omuzuna... Ve adam hemen kovalayıvermiş narin, zarif kelebeği, elinin tersiyle...

Ayça ve Sezin sizi seviyorum... Gece gündüz çalışmaya devam...

Denklemlerin birinde daha...., yarın, görüşmek üzere...

Bu arada "Kelebek" mi demiştim?

































 




Wednesday, April 30, 2014

SÜRPRİZ 1: HIZLANDIRILMIŞ EĞİTİM, MAYIS AYINDA, BOZCAADA'DA....

Ece Aymer Craft House bir dekoratif boyama ve ev aksesuar satış atölyesi...
Bu çatı altında, yıllardır  değişik eğitimlerle, bu işi size sevdirirken, hem de sizlere en iyiyi öğretmeye çalışıyoruz.
Gelenekselleştirmeye çalıştığımız,ATÖLYE YURTDIŞI VE YURTİÇİ GEZİLERİMİZ var.
Bunun yanında,  "HIZLANDIRILMIŞ EĞİTİMLER" ile de kısa zamanda çok bilgi öğretmeyi amaçlıyoruz.....

İki önemli amacımızı birleştirsek mi diye düşünürken Bozcaada'da hem tatil, hem eğitim fikri aklımıza geliverdi!!

Eğer ahşap ve dekoratif boyamayı meslek edinmek istiyorsanız ya da bu mesleği uygulamaktasınız ama profesyonel bir eğitimle desteklemek istiyorsanız ya da çalışıyorsunuz ve hobi amaçlı uzun dönem eğitim almaya hiç vaktiniz yok.." bir hafta tatil yapıp, size gelip herşeyi öğrenmek istiyorum" diye içinizden geçiriyorsanız.......

Tam doğru adres Ece Aymer Craft House... 15 yıllık deneyim ile Türkiye'nin her köşesinde bir öğrencisi, takipçisi olan, profesyonel eğitimcilerle çalışan ve sektörün daima öncüsü olmuş bir atölye....


Eh...
Havalar güzelleşince, sınavlar bitince....hızlandırılmış eğitimler için arayanlar çoğalıverdi...

Eeee madem, evinizden çıkıp,  Ankara'ya kadar gelip konaklama, ulaşım, şehiriçi trafik yapmayı göze alıyorsunuzz...
Bari bunları BOZCAADA'da hep beraber yapalım dedik...Hem de hep beraber eğlenerek, rahatlayarak ve gürültü ve trafik olmaksızın!!!

1 HAFTALIK BOZCAADA, ECE AYMER CRAFT HOUSE
 HIZLANDIRILMIŞ CRAFT EĞİTİMİ....
            • Ege Denizi’nin kuzeyinde, Çanakkale ilinde nice tarihi serüvenin sahibi ve Rum mimarisinin kusursuz dokusu içerisinde dizilen Osmanlı yapılarının oluşturduğu muazzam bir manzaranın diyarı olan kekik kokulu, minik koylu, tertemiz plajlı, ışıldayan güneşli Bozcaada...










Bozcaada, Ece Aymer Craft House
Ahşap ve dekoratif boyama, Kağıt Rölyef ve
 Çarpı işi (Kanaviçe)
Eğitimi

Tarih:
26 Mayıs 2014 Pazartesi gidiş (OTELLERE GİRİŞ)
2 Haziran 2014 Pazartesi Dönüş (OTELLERDEN AYRILIŞ)

Eğitimler Salı -Cumartesi arası, Bozcaada'nın en büyük ve rahat eğitim alanı olan Halk Eğitim'de yapılacaktır.

Hergün sabahtan saat 11.30'a kadar KAĞIT RÖLYEF,  11.30- 16.30 arası AHŞAP VE DEKORATİF BOYAMA, sonrasında 17.30'a kadar ÇARPI İŞİ'nin tüm incelikleri PROFESYONEL EĞİTİMCİLER eşliğinde sizlere öğretilecektir...
Öğle vakti, kısa bir öğle yemeği molası verilecektir.

I. FİYAT 
7 GECE EĞİTİM+ KONAKLAMA+BOZCAADA TATİLİ : 1450 TL
Fiyata Dahil olanlar:
1.Bozcaada'nın en şirin otellerinde  2 kişilik standart odalarda 7 GECE konaklama

2.Kahvaltı

3. Ankara Tab Sanat Akademi'nin de kurucu uyesi olan, klasik bale salon danslarinin egitmeni 
Ömür Uyanık eşliğinde sabah dansı -jazz dans
(Sanat Yönetmeni E.Ömür UYANIK

Izmir Devlet Konservatuari'ndaki 9 yillik egitiminden sonra 1977-78 sezonunda Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde danscilik yasamina basladi.1994 yilina kadar sergilenen eserlerin bir cogunda kordo bale ve solist dansci olarak yer aldi.

1995 sezonunda genel mudurlugu bunyesinde kurulmus olan ocuk balesi bolumunun kurs baskani oldu.1995-96 sezonunda Operet Sahnesi'nde sergilenen "Polarya Afrika'da" ve "Hansel Gretel" adli cocuk operetlerinin, 1997 yilinda Buyuk Tiyatro'da sergilenen "Savastan Barisa Asktan Kavgaya" adli tiyatro eserinin, 2000 sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosunda oynanan "2 Kova Su" adli cocuk tiyatrosu eserinin ve 2009 yilinda baslayan ve hala sahnelenen "Gunesin Cocuklari" isimli eserin koreografilerini yapti.1997 yilinda Unicef Cocuk Resim Yarismasi'nda birinci olan Samsun Alparslan Ilkokulu'nun Paris'te sergiledikleri danslarin koreografilerini hazirladi.

1998 yilinda TOBAV Sanat Egitim Merkezi'nin bale bolum baskanligini yapti.Ayni yil M.D.T.'nin sergiledigi "Afife" adli eserde misafir sanatci olarak Afife rolunu ustlendi.Ayni zamanda Izmir Devlet Opera ve Balesi Mudurlugu Cocuk Balesi'nin kurucusudur.

Ozel bale okullarinin Ordu, Samsun, Diyarbakir, Gaziantep, Mardin ve Kayseri illerimizde bulusmasinda onemli rol oynamistir.

Tunc Ozsakar ve Tan Sagturk ile birlikte bircok projenin altina imza atan Uyanik; Kanal D, Fox TV ve ATV'de yayinlanan "Benimle Dans Eder Misin?" adli yarisma programindaki danscilarin egitimi ile Lirik Dans alanindaki tum koreografiler ve "Romantika" adli muzikalin danslarindaki sahne duzenlemeleri Omur Uyanik tarafindan yapilmistir.Tab Sanat Akademi'nin de kurucu uyesi olup ayni zamanda klasik bale salon danslarinin da egitmenidir.)


4.Ece Aymer Craft House Ekibi ile Ahşap ve dekoratif Boyama, Kağıt Rölyef ve Çarpı işi eğitimleri - Eğitim bitiminde özel " Ece Aymer Craft House" sertifikası verilecektir.

5: Eğitimlerde kullanılacak her türlü Ahşap ve dekoratif boyama malzemesi ( MDF, cam, tutkal, boyalar, dekopaj resimleri, fırçalar, zımparalar, stensiller, ara malzemeler, vernikler, vs.),  kağıt rölyef ( kağıt rölyef için gerekli olan özel kartonlar ve resimleri, silikon, silikon tabancası, nakış ve kağıt makasları, kretuar, dolgu malzemeleri, vs.) ve çarpı işi (etamin, DMC iplikler, nakış ve etamin iğnesi, yabancı özel 2 şablon, şablonlara gerekli olan düğme, kurdele gibi süsleme malzemeleri vs.) malzemeleri... Yapılan tüm ürünler eğitim sonunda kişilerinin kendilerine ait olacaktır.
Ahşap ve Dekoratif Boyama Eğitim Planı:
Malzeme tanıtımı, Objeyi  (MDF,cam,galvaniz, polyester, seramik, sabun, mum vs.) boyaya hazırlama,  Zımparalama
Süsleme Teknikleri: Dekopaj, 3 Boyutlu kabartma dekopaj, Peçete tekniği, Stencil, Rölyef Stencil, Stamp
Vernikleme:  Fırça ile sürülen su bazlı vernik,  Fırça ile sürülen sentetik vernik, Sprey vernik, 100 kat vernik
Zemin boyama Teknikleri:
1.   Mum eskitme
2.   Boya Çatlatma
3.   Antik resim Çatlatma
4.   Antik Boya ile Eskitme
5.   Yağlı Boya Eskitme
6.   Budaklama
7.   Doku Tekniği
8.   Varak Kaplama
9.   Bez Yuvarlama
10.       Tuğla Görünümlü Boyama
11.       Deri Görünümü
1.Boya ile
2.Peçete ile

12.Transfer
13. Ekose ve Çizgi Çalışması
14. Yalancı Mozaik
15. Deniz Süngeri ile Doku
16.Cama ve diğer zeminlere Peçete Yapıştırma
17.Kumaşa Peçete ve Kumaş Yapıştırma

5. Eğitime katılanlar için öğle yemeği

6.Eğitim bitiminde Pazar günü aktivitesi:

Bozcaada'nın en güzel pansiyonu RENGİGÜL' DE, Özcan Germiyangil'le pazar sabahı kahvaltısı. Pazar günleri çok zor yer bulunan, çok özel bir mekan...
Detaylı bilgi için:
http://fundaucal.blogspot.com.tr/2012/08/bozcaadada-kahvalt-rengigul.html




Tarihi Kale , Şarap Mahzenleri, Akvaryum Koyu, eski Rum Mahalleleri, Meryem Ana Kilisesi gezisi. Bozcaada’ya gitmişken Ayazma Plajı’ nın pırıl pırıl sularını görmeden olmaz. Ayazma plajındaki moladan sonra ver elini gün batımı için yel değirmenleri...
Belki de hayatınızda seyredebileceğiniz en büyüleyici günbatımları adanın batı ucunda bekliyor sizi. Önünüzde uçsuz bucaksız Ege Denizi, yanınızda ihtişamlı duruşlarıyla rüzgar gülleri ve terkedilmiş bir deniz feneri. Burnunuzda yabani kekik kokuları ve yüzünüzü okşayan vazgeçilmez ada rüzgarı…
Gündüze son noktayı koymak için Batı Burnu’nu ziyaret etmek bir gelenek haline gelmiş adada. Bizlerde bir piknik sepetiyle, şarap ve peynirimizle yerimizi alacağız gün batımına doğru. Tüm gün tek başlarına dönen rüzgar güllerinin etrafı heyecanlı bir kalabalıkla doluverecek bir anda.  

II. FİYAT 
7 GECE ECE AYMER CRAFT AİLESİ VE ÖĞRENCİLERİ İLE KONAKLAMA+BOZCAADA TATİLİ : 800 TL
Fiyata Dahil olanlar:
1.Bozcaada'nın en şirin otellerinde  2 kişilik standart odalarda konaklama- 7 gece

2.Kahvaltı

3. Ankara Tab Sanat Akademi'nin de kurucu uyesi olan, klasik bale salon danslarinin egitmeni 
Ömür Uyanık eşliğinde sabah dansı -jazz dans
(Sanat Yönetmeni E.Ömür UYANIK

Izmir Devlet Konservatuari'ndaki 9 yillik egitiminden sonra 1977-78 sezonunda Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde danscilik yasamina basladi.1994 yilina kadar sergilenen eserlerin bir cogunda kordo bale ve solist dansci olarak yer aldi.

1995 sezonunda genel mudurlugu bunyesinde kurulmus olan ocuk balesi bolumunun kurs baskani oldu.1995-96 sezonunda Operet Sahnesi'nde sergilenen "Polarya Afrika'da" ve "Hansel Gretel" adli cocuk operetlerinin, 1997 yilinda Buyuk Tiyatro'da sergilenen "Savastan Barisa Asktan Kavgaya" adli tiyatro eserinin, 2000 sezonunda Ankara Devlet Tiyatrosunda oynanan "2 Kova Su" adli cocuk tiyatrosu eserinin ve 2009 yilinda baslayan ve hala sahnelenen "Gunesin Cocuklari" isimli eserin koreografilerini yapti.1997 yilinda Unicef Cocuk Resim Yarismasi'nda birinci olan Samsun Alparslan Ilkokulu'nun Paris'te sergiledikleri danslarin koreografilerini hazirladi.

1998 yilinda TOBAV Sanat Egitim Merkezi'nin bale bolum baskanligini yapti.Ayni yil M.D.T.'nin sergiledigi "Afife" adli eserde misafir sanatci olarak Afife rolunu ustlendi.Ayni zamanda Izmir Devlet Opera ve Balesi Mudurlugu Cocuk Balesi'nin kurucusudur.

Ozel bale okullarinin Ordu, Samsun, Diyarbakir, Gaziantep, Mardin ve Kayseri illerimizde bulusmasinda onemli rol oynamistir.

Tunc Ozsakar ve Tan Sagturk ile birlikte bircok projenin altina imza atan Uyanik; Kanal D, Fox TV ve ATV'de yayinlanan "Benimle Dans Eder Misin?" adli yarisma programindaki danscilarin egitimi ile Lirik Dans alanindaki tum koreografiler ve "Romantika" adli muzikalin danslarindaki sahne duzenlemeleri Omur Uyanik tarafindan yapilmistir.Tab Sanat Akademi'nin de kurucu uyesi olup ayni zamanda klasik bale salon danslarinin da egitmenidir.)


4.Pazar günü aktiviteleri:
Bozcaada'nın en güzel pansiyonu RENGİGÜL' DE, Özcan Germiyangil'le pazar sabahı kahvaltısı. Pazar günleri çok zor yer bulunan, çok özel bir mekan...

Tarihi Kale , Şarap Mahzenleri, Akvaryum Koyu, eski Rum Mahalleleri, Meryem Ana Kilisesi gezisi. Bozcaada’ya gitmişken Ayazma Plajı’ nın pırıl pırıl sularını görmeden olmaz. Ayazma plajındaki moladan sonra ver elini gün batımı için yel değirmenleri...


Belki de hayatınızda seyredebileceğiniz en büyüleyici günbatımları adanın batı ucunda bekliyor sizi. Önünüzde uçsuz bucaksız Ege Denizi, yanınızda ihtişamlı duruşlarıyla rüzgar gülleri ve terkedilmiş bir deniz feneri. Burnunuzda yabani kekik kokuları ve yüzünüzü okşayan vazgeçilmez ada rüzgarı…
Gündüze son noktayı koymak için Batı Burnu’nu ziyaret etmek bir gelenek haline gelmiş adada. Bizlerde bir piknik sepetiyle, şarap ve peynirimizle yerimizi alacağız gün batımına doğru. Tüm gün tek başlarına dönen rüzgar güllerinin etrafı heyecanlı bir kalabalıkla doluverecek bir anda.  

FİYATA DAHİL OLAMAYANLAR:
1.Ulaşım:
Türkiye'nin çeşitli illerinden gelmek isteyen olacağı için maalesef ulaşımı grup fiyatına katamıyoruz.
2. Çanakkale- Geyikli arası feribot fiyatı: 6 liradır. Yine çeşitli değişik saatlerde Geyikli'ye varacağımız için feribot geçişini kendiniz yapmanız gerekmektedir. Detaylı bilgi için: 
http://www.bozcaadatenedos.com/documents/feribot_saatleri.html

3.Akşam yemekleri rezervasyon yaptırılıp, özel grup indirimi alınıp çeşitli Bozcaada'nın tanınmış, ekonomik yerlerinde grup yemeği olarak yenecektir. Kişi başı alınan fiyatlar her gece toplanacaktır. Fiyata dahil değildir.


Rezervasyonlarınızı en kısa zamanda bize ulaştırmanız dileği ile...
İrtibat Telefon:
Ece Aymer 
0532 396 3032
 
09 10